Modern anlamıyla felsefenin Antik Yunan toplumunda ortaya çıktığını ve diyalogların bu külliyatta önemli bir yere sahip olduğunu kabul edersek, buradan ne çıkarmalıyız? Felsefenin doğduğu yerde diyaloglar niçin bu kadar önemli bir yer tutuyordu? Bugün felsefe yaparken, diyalog kurma tutumunu örtük olarak hâlâ devam ettiriyor muyuz? Devam ettiriyorsak, bu, felsefenin özüne dair bir şey söyler mi? Ayrıca, felsefeye diyalogsal niteliğini veren şey, sormak mıdır? Buradan ne çıkar? Felsefenin özünün doğru soruları sormak olduğu mu? Öte yandan, sorular olmadan felsefe düşünülebilir mi? Peki ama, felsefi bir soru sormak, tam olarak ne anlama gelir?