Kuantum Mekaniği ve Felsefe III: Çıkarımlar — Thomas Metcalf
Editör Notu: Bu makale, Thomas Metcalf’ın kuantum mekaniği ve felsefe konusu üzerine yazdığı serinin üçüncü makalesidir. İlk makaleyi buradan ve ikinci makaleyi buradan okuyabilirsiniz.
Kuantum mekaniksel deneyler sırasında gerçek dünyada neler yaşandığına ilişkin rakip yorumlara veya teorilere vesile olan bazı deneysel olguları daha önce ele almıştık. (Kısaca özetlemek gerekirse: Mikroskobik parçacıkları gözlemlemek şunlardan birine yol açıyor gibi görünüyor: ya parçacıkların rastlantısal biçimde bir sonuç almasına neden oluyor; ya her olası sonuç için dallanan bir dünya yaratıyor; ya da gizli değişkenler gerektiriyor ve ışıktan hızlı, yerel olmayan [nonlocal] iletişime imkân tanıyor. Parçacıklar ne tek bir yolu ne de diğerini, ne her ikisini birden ne de hiçbirini seçiyor; üstelik onları gözlemlediğimizi “biliyormuş” gibi davranıyorlar).
Üç makaleden oluşan serinin bu son bölümünde, kuantum mekaniğine dair bu görüşlerin felsefi imalarından bazılarına genel hatlarıyla değineceğiz.
I. Mantık
Standart mantık iki değerlidir [two-valued]. Bu, mantıktaki her cümlenin doğru ya da yanlış olduğu, ikisi birden veya hiçbiri olamayacağı anlamına gelir. “Kedimin nefesi kedi maması gibi kokuyor” önermesi ya doğrudur ya da yanlıştır; kokuyu alan kişiye aynı anda hem bir şekilde kokup hem de aynı şekilde kokmaması imkansızdır. Fakat gördüğümüz üzere, kuantum mekaniğinin bazı yorumları yeni bir değerin eklenmesini önerebilir1. Belki Kopenhag benzeri yorumlar hiçbiri değerini (bir doğruluk değeri “boşluğunu”) benimsememiz gerektiğine işaret ediyordur; hem Kopenhag hem de Çoklu Dünyalar yorumları ise ikisi birden değerinin (bir doğruluk değeri “aşımının”) benimsenmesi gerektiğine2. Öte yandan, üç ya da dört değerli mantıklara (ve bunların semantik karşılıklarına, yani gerçek dünyanın metafiziksel yasaları hakkındaki iddialarına3) yönelmemizi öneren bağımsız felsefi sebepler de vardır.
Bununla birlikte, standart mantığı savunanlar şöyle yanıtlayabilir: Kopenhag benzeri yorumlar, parçacıkların bazen bir yolu izlemesinin yanlış, bazen de diğer yolu izlemesinin yanlış olduğunu gösteriyor olabilir; fakat bu, parçacığın belirli bir yolu izlemesinin aynı anda hem doğru hem de yanlış olduğu anlamına gelmeyebilir. Çoklu Dünyalar yorumları ise tüm ihtimallerin gerçekleştiğini iddia ediyorlarsa da bunun dünyanın tek bir dalında [branch] yaşandığını iddia etmiyorlar gibi duruyor. Mantık gelenekselcileri de bunun üzerine mantıklarının her zaman tek seferde tek bir dalı kapsayacak şekilde tasarlandığını söyleyebilirler.
II. Zaman
Çoğu zaman felsefecisi tersine nedenselliğin [backward causation] imkânsız olduğunu savunur4. Yani şu an yaşanan hiçbir şey geçmişte olanı değiştiremez ya da etkileyemez; zorunlu olarak, eğer x, y’ye neden oluyorsa x, y’den önce veya en geç y ile eş zamanlı olarak gerçekleşmiş olmalı, sonradan değil. Ne var ki ilginç bir kuantum mekaniği deneyleri kümesi bu görüşü de şüpheli hale getirebilir. Kısaca ifade etmek gerekirse, bu deneyler şunu gösteriyor gibi görünüyor: Şu an bir parçacığı ölçmeye yönelik alınan bir karar, o parçacığın geçmişte ölçülüp ölçülmediğini etkileyebilir5.
Belirtmek gerekir ki burada keşfettiğimiz tersine nedensellik (eğer deneylerin gösterdiği gerçekten de buysa), yalnızca çok küçük sistemlere ve çok dar zaman dilimlerinde geçerlidir. Hiç kimse deneysel bir araç kullanarak, mesela Kennedy suikastını önleyemez.
III. Modalite
Filozoflar çoğunlukla modal operatörleri (‘mümkün’, ‘imkânsız’, ‘zorunlu’, ‘olumsal’) mümkün dünyalar, yani dünyanın olabileceği biçimler (bunlardan biri de dünyanın gerçekte olduğu [actual] biçimdir) üzerinden yorumlar. Hâkim görüşe göre, gerçek olmayan [non-actual] mümkün dünyalar somut değildir; varsayımsal, soyut ya da ‘yapay [ersatz]’ niteliktedir. Azınlıkta kalan bir görüş ise her mümkün dünyanın somut olduğunu öne sürer, yalnızca gerçek dünyadan ayrıktırlar. Çoklu Dünyalar görüşünün bir versiyonunun ‘modal gerçekçilik [modal realism]’ olarak da adlandırılan bu tür modal somutçuluğu [modal concretism] desteklediği söylenebilir6.
Buna karşılık, en iyi Çoklu Dünyalar teorilerinin bizi tüm olasılıkların gerçekleştiğini söylemeye mecbur bıraktığı açık değildir. En iyi ihtimalle, kuantum mekaniksel deneylerdeki tüm fiziksel olasılıklar gerçekleşiyordur. Bu durum bize, modal somutçuluğun gerçekte ihtiyaç duyduğu şey olan, şimdiye kadar gerçekleşen her olayın mantıksal olarak mümkün her sonucu için somut bir dal sağlamaz7.
IV. Kişisel Özdeşlik ve Hayatta Kalma
Çoklu Dünyalar teorilerine geri dönecek olursak: Her olasılık dünyanın bir dalında gerçekleşiyorsa, bu durum filozofların ‘kuantum ölümsüzlüğü’ olarak adlandırdığı şeyi mümkün kılabilir8. Diyelim ki hemen yanı başınızda bir nükleer bomba patladı. Bazı Çoklu Dünyalar teorilerine göre, prensip olarak bombanın enerjisinin vücudunuzdaki parçacıkların hiçbirine zarar vermeden içinizden geçmesi (son derece düşük bir olasılık da olsa) mümkündür. Öyleyse dünyanın bir dalı var ki siz bu patlamadan sağ salim çıkıyorsunuz. Yani, başınıza ne gelirse gelsin, hayatta kalmanız mümkün olduğu sürece dalların birinde hayatta kalacaksınız. Hiçbir dalın diğerinden daha gerçek olmadığını hatırlayalım, dolayısıyla başınıza gelen her şeyden sağ kurtulan gerçekten sizsiniz.
Ancak bu ilginç ihtimalin kesin olduğunu söyleyemeyiz. Bir sorun şudur: Yukarıda belirtildiği üzere, her gözlemin mi yoksa yalnızca deneysel koşullardaki gözlemlerin mi dallanmaya yol açtığı tartışmalıdır9. Bir diğer sorun ise bu ölümsüzlüğün zayıf bir teselli olabileceğidir, zira pek çok dalda hayatta kalacak olsanız da ağır yaralanacaksınız.
V. Determinizm ve Özgür İrade
Kuantum mekaniğinin belirlenemezci [indeterministic] bir yorumunu, örneğin Kopenhag yorumunu, kabul ettiğimizi varsayalım. Bu durum, liberteryen özgür iradeye sahip olduğumuzu mu ima eder? Zira bazı tercihlerimizi gerçekten de birden fazla ve canlı seçenek arasında yapıyoruz10.
En azından bu belirlenemezcilik, özgür irade için düşündüğümüzden daha fazla alan açıyor gibi görünüyor. Ancak kuşkusuz pek çok kişi, indeterministik seçimlerin aslında gerçekten ‘özgür’ olmadığını, önemli bir anlamda rastlantısal olduklarını savunmuştur. Belki de özgür iradeye inananlar determinizmin doğru olmasını ümit etmelidir11. Dolayısıyla indeterminizm kullanılarak liberteryen özgür iradenin savunulabilmesi için daha yapılacak çok iş var gibi duruyor.
VI. Bir Çekince
Gördüğümüz üzere, kuantum mekaniği geleneksel felsefi tartışmalar hakkında bize ilginç şeyler söyleyebilir. Yine de kuantum mekaniğinin yaygın görüşlerinden hangisinin (eğer ki öyle biri varsa) doğru olduğu konusunda hâlâ büyük bir tartışma sürmektedir. Hatta bu hâkim görüşler, çok iyi test edilmiş başka bir teori olan görelilikle bağdaşmamaktadır12. Dolayısıyla, hâkim yorumların doğruluğu ve felsefi sonuçları konusundaki son söz henüz söylenmemiştir. Ancak bu sonuçlar, araştırmaya değecek kadar önemlidir. Yapılacak ileri bilimsel ve felsefi çalışmalar, bu heyecan verici konuya daha fazla ışık tutacaktır.
Notlar
- Krş. Putnam (1968). ↩︎
- Çok daha fazlası için krş. Wilce (2014). ↩︎
- Krş. Priest (1997); Beall ve Ripley (yakında yayımlanacak). ‘Semantik karşılıklar’ derken, bazı önermelerin gerçek hayatta gerçekten hem doğru hem de yanlış (ya da hiçbiri) olduğunu savunan dünya görüşlerini kastediyorum. ↩︎
- Krş. Dummett (1954). ↩︎
- Örn. Kim (2000). ↩︎
- Lewis (1986). ↩︎
- Vaidman (2014): §6.1. ↩︎
- Tegmark (1998): §IV.B. ↩︎
- Örneğin bkz. Tegmark’ın (2015) ideal deneysel araç üzerine açıklamaları. ↩︎
- Atmanspacher ve Rotter (2011). Ayrıca bkz. Balaguer (2010). ↩︎
- Krş. Smart (2003): 63. Ayrıca bkz. Dennett’in (2003) özgürlük görüşü. ↩︎
- Daha fazlası için bkz. Monton (2011). ↩︎
Kaynakça
Balaguer, Mark. 2010. Free Will as an Open Scientific Problem. Cambridge, MA: MIT Press.
Dennett, Daniel C. 2003. Freedom Evolves. New York: Viking Penguin.
Kim, Yoon-Hoo. et al. 2000 “A Delayed Choice Quantum Eraser.” Physical Review Letters 84: 1–5.
Lewis, David. 1986. On the Plurality of Worlds. Oxford: Blackwell.
Tegmark, Max. 2015. “Quantum Immortality.”, accessed 21 February 2015.
1000-Words Philosophy’de “Quantum Mechanics & Philosophy III: Implications” özgün adıyla yayımlanan bu metin, yazar Thomas Metcalf’ın izniyle Emir Alp Tunaboylu tarafından çevrilmiştir. (Erişim Tarihi: 24 Mayıs 2026)




Kuantum Mekaniği ve Felsefe III: Çıkarımlar — Thomas Metcalf içeriği için 1 yorum