Budist Bensizlik [No-Self] Teorisi (Anatman/Anatta) — Daniel Weltman
Benlik [self] nedir? Filozoflar uzun süre bu soru üzerine kafa yordular. Bazı klasik cevaplar benliğin bir ruh, bir beden veya bir psikoloji olduğu yönündedir1.
Bazı Budist filozoflarsa daha farklı ve şaşırtıcı bir cevap önermişlerdir: Süreğen bir benlik, bize dair her zaman aynı kalan hiçbir şey yoktur.
Bu teoriye göre, gerçeğe yakından baktığımızda, olduğumuzu düşündüğümüz türden bir benlik olabilecek hiçbir şey bulamayız.
Benliğin bu reddi anatman (veya anatta) olarak bilinir. Atman ve atta, sırasıyla, “benlik” anlamına gelen Sanskritçe ve Pali kelimelerken “an-” ise bir olumsuzluk ekidir. Bu yazıda anatman/anatta’nın bazı temellerini keşfedeceğiz.

1. Var Olmayan Benlik
Öncelikle, anatman/anatta’nın neyi belirttiğini anlamamız gerekir. İnsanların olmadığını veya size postanızı getiren kişinin bir robot veya hayalet olduğunu iddia etmez.
Daha ziyade anatman/anatta, insan kimliği hakkındaki alışılmış iddiaların bir reddidir. Varlığımızın bir çeşit derin, özel bir olgu olduğunu düşünürüz. Kendimizin bir bütünleşmiş, bir andan diğerine var olmaya devam eden bir varlık olduğuna inanırız. Kendimizin bir ruh, bir beden veya bir psikoloji gibi bir şey olduğuna inanırız.
Özellikle de benliğimizin bir çeşit öze sahip olduğunu düşünürüz. Bir şeyin özü onun çekirdeği, onsuz var olamayacağı tanımlayıcı özelliği veya özellikleridir. Bir kare özünde dört kenara sahiptir: eğer bir kare kenarlarından birini kaybederse ya da yeni bir kenar edinirse ortada artık bir kare yoktur.
Eğer benliğimiz bir öze sahipse bu öz bizi biz yapan şeydir. Özümüzü kaybettiğimiz zaman, ortada bir biz kalmaz2. Fakat özümüz var olduğu sürece (bu öz bir beden, ruh, psikoloji veya başka bir şey olabilir) varızdır.
Anatman/anatta’ya göre özünde var olan benlik fikri bir yanılgıdır. İnsanların benlik olduğunu düşündüğü özler aslında yoktur.
Daha doğrusu benlik, bedenimizin fiziksel kısımları ve zihinsel yaşamımızı oluşturan duyu ve algılar gibi devamlı olarak değişen özellikler derlemesidir. Bu değişimler süresince bize dair değişmeyen hiçbir şey yoktur: Bizler sadece birer değişimler dizisiyiz.
2. Bensizlik Görüşüne Karşı Psikolojik Görüş
Bensizlik görüşünü başka bir kişisel özdeşlik teorisiyle karşılaştırabiliriz. John Locke (1632-1704) psikolojik bir benlik teorisi önerir3.
Locke’a göre deneyimlerimiz, düşüncelerimiz ve anılarımız gibi unsurlardan oluşan psikolojimiz bizim özümüzdür. Psikolojimiz devam ettiği sürece biz de var olmaya devam ederiz. Yani, eğer psikolojimiz kalıcı olarak sona ererse, bedenimiz var olmaya devam etse bile, biz de sona ereriz4. Fakat bunun yerine anılarımız, düşüncelerimiz ve deneyimlerimiz başka bir bedene aktarılırsa, kendi bedenimiz yok olsa bile, ölmeyiz: Var olmaya yeni bir bedende devam ederiz.
Bensizlik teoristleri buna cevap olarak psikolojik özelliklerimizin sürekli olarak değiştiği, bunun da bu özelliklerden oluşan ve zaman içinde değişmeyen tek bir derlemenin var olmadığı anlamına geldiğini söyleyebilir. Hatta bu farklı psikolojik özellikler altında yatan ve bunları tek bir bütün haline getiren hiçbir şey olmadığı da söylenebilir.
Böylelikle bensizlik teoristleri, duyumlarımız [sensation] arasında ayrı bir bir benlik duyumu olmadığını söyleyen David Hume’la (1711-1776) hemfikir olurlar5.
Hume; havucun tadı, gök gürültüsünün sesi veya ateşin sıcaklığı gibi belirli duyumlar deneyimlediğimizi söyler. Fakat Hume ve bensizlik teoristleri yalnızca bu belirli bilinç durumlarını deneyimlediğimizi iddia eder: bu deneyimlerimiz üzerinde başka bir benlik deneyimimiz yoktur6. Yani biz, sadece bir grup belirli kesintili duyumlar yığınıyızdır [bundle].
3. Hangi Amaçla Ne Tür Bir Teori?
Kilit bir soru anatman/anatta’nın ne türden bir tez olduğudur. Bazı filozoflar onu ne türden şeylerin var olduğuna dair metafiziksel bir tez olarak değerlendirir. Bu görüşe göre anatman/anatta tek boynuzlu atların var olup olmadığına dair bir teori gibidir. İyi bir tek boynuzlu at teorisi “Hayır, tek boynuzlu atlar yoktur.” diyecektir. Benzer şekilde, anatman/anatta da süreğen benliklerin var olmadığını söyler.
Diğer filozoflar anatman/anatta’nın bir pratik tez olduğunu düşünürler. Bize neyin var olduğunu değil, kendimizi nasıl anlayacağımızı söyler. Kendimizi bir ruh, beden, psikoloji veya başka bir şey formunda sürekli varoluşa sahip bir şey olarak düşünmemeliyiz. Kendimizi süreğen olarak görmemizin, kendimize zararlı şekillerde bağlanmamıza neden olduğunu iddia ederler.
Bensizlik teoristleri, bu teoriyi benimseyerek bizi aydınlanmadan alıkoyan bazı yanlış anlamalardan kurtulduğumuzu iddia ederler. Mesela filozof Buddhaghosa (5. yüzyıl) tamamıyla anlamayı [full understanding] “geçicilik, acı ve bensizliğin soruşturulması”nı gerektiren bir şey olarak tasvir eder7. Bensizlik teorisinin kabulü bizi çeşitli şekillerde değiştirecektir. Örneğin, bizi daha az egoist ve hatta daha yardımsever hale getirecektir8.
Son olarak, bazı filozoflar benliğin herhangi bir şekilde var olmadığını kabul etmeden de anatman/anatta’yı kabul edebileceğimizi düşünür. Benlik uzlaşımsal anlamda hâlâ vardır: Temel gerçekliğe sahip özler yerine, sürekli değişen niteliklerden uzlaşımsal şekilde bahsettiğimiz sürece “Varım” gibi şeyleri söylediğimizde hâlâ haklıyızdır9.
4. Sonuç
Anatman/anatta anlaması zor bir fikir olabilir. Budist gelenekler arasında bile ciddi anlaşmazlıklar vardır. Örneğin, Pudgalavadin Budistleri kişilerin var olduğunu fakat benliklerin var olmadığını iddia ederler10. Bununla, benlikten ayrı nitelikleri olan ve kişi dediğimiz bir şeyin var olduğunu, var olmayanın ise benlik olduğunu kastederler.
Tez ister metafiziksel ister pratik olsun, ister benliğin varlığını reddetmemizi ister sadece benlikleri farklı şekilde düşünmemizi söylesin bir şey açıktır: Anatman/Anatta, savunmaya ihtiyaç duyulmayacak kadar doğru olduğunu varsaydığımız bir şeyin çarpıcı bir reddidir.
Notlar
- Bu olasılıklar hakkında bir tartışma için Chad Vance’in Personal Identity: How We Exist Over Time adlı eserine bakınız. ↩︎
- Varoluşumuzun özünün ne olabileceğine dair bir tartışma için, Chad Vance’in Origin Essentialism: What Could Have Been Different About You? adlı eserine bakınız. ↩︎
- Kristin Seemuth Whaley’nin yazdığı Psychological Approaches to Personal Identity: Do Memories and Consciousness Make Us Who We Are? adlı esere bakınız [Ç.N.: Türkçe çevirisi Öncül’de: Kişisel Özdeşliğe Dair Psikolojik Yaklaşımlar: Bizi Biz Yapan Şey Anılarımız ve Bilincimiz mi?]. ↩︎
- Birinin varlığının tamamen yaşayan bedenine bağlı olduğu ve psikolojisine veya zihnine bağlı olmadığı yönündeki karşıt görüş için Kristin Seemuth Whaley’nin “Animalism and Personal Identity: Are We Animals? adlı eserine bakınız [Ç.N.: Türkçe çevirisi Öncül’de: Animalizm ve Kişisel Özdeşlik: Biz Hayvan mıyız?]. ↩︎
- Hume, A Treatise of Human Nature, 1.4.6.4. ↩︎
- Watson, “Self or No-Self”, 298-9. ↩︎
- Buddhaghosa, The Path of Purification (Visuddhimagga), 724. ↩︎
- Özgecilik ve benliksizlik teorisinin tartışılması için bkz. Harris, “Does Anātman Rationally Entail Altruism? On Bodhicaryāvatāra 8:101-103”, Sridharan, “Selfess Ethics: The Equality of Non-Existence”, Goodman, “Consequentialism, Particularism, and the Emptiness of Persons: A Response to Vishnu Sridharan” ve Sridharan, “Utility Monsters and the Distribution of Dharmas: A Reply to Charles Goodman”. ↩︎
- Siderits, “Buddhist Reductionism”, 456-7; “Buddhist Non-Self: The No-Owner’s Manual”, 299-302; Giles, “The No-Self Theory”, 186-8. ↩︎
- Chadha, “Eliminating Selves and Persons”, 5-6. ↩︎
Kaynakça
Buddhaghosa. The Path of Purification (Visuddhimagga). Translated by Bhikkhu Ñáóamoli. (Buddhist Publication Society, 2010)
Chadha, Monima. “Eliminating Selves and Persons.” Journal of the American Philosophical Association 7.3 (2021): 273-294.
Giles, James. “The No-Self Theory: Hume, Buddhism, and Personal Identity.” Philosophy East and West 43.2 (1993): 175-200.
Goodman, Charles. “Consequentialism, Particularism, and the Emptiness of Persons: A Response to Vishnu Sridharan.” Philosophy East and West 66.2 (2016): 637-49.
Harris, Stephen. “Does Anātman Rationally Entail Altruism? On Bodhicaryāvatāra 8:101-103.” Journal of Buddhist Ethics 18 (2011): 93-123.
Hume, David. A Treatise of Human Nature. (Clarendon Press, 1739)
Siderits, Mark. “Buddhist Reductionism.” Philosophy East and West 47.4 (1997): 455-478.
Siderits, Mark. “Buddhist Non‐Self: The No-Owner’s Manual.” In The Oxford Handbook of the Self, edited by Shaun Gallagher, 297-315. Oxford University Press, 2011.
Sridharan, Vishnu. “Selfless Ethics: The Equality of Non-Existence.” Philosophy East and West 66.2 (2016): 627-37.
Sridharan, Vishnu. “Utility Monsters and the Distribution of Dharmas: A Reply to Charles Goodman.” Philosophy East and West 66.2 (2016): 650-52.
Watson, Alex. “Self or No-Self. The Ātman Debate in Classical Indian Philosophy.” In Indian Epistemology and Metaphysics, edited by Jeorg Tuske, 293-317. Bloomsbury, 2017.
İlgili Kaynaklar
Nagarjuna’s Mulamadhyamakakarika
Duerlinger, James. Indian Buddhist Theories of Persons: Vasubandhu’s Refutation of the Theory of a Self. Routledge, 2003.
1000-Words Philosophy’de “The Buddhist Theory of No-Self (Anātman/Anattā)” özgün adıyla yayımlanan bu metin, yazar Daniel Weltman’ın izniyle Emir Alp Tunaboylu tarafından çevrilmiştir. (Erişim Tarihi: 2 Ağustos 2026)




Budist Bensizlik [No-Self] Teorisi (Anatman/Anatta) — Daniel Weltman içeriği için 1 yorum